GERD'li çocuklar için beslenme düzeni nasıl olmalı?
Merhaba, bu grubu çok değerli buluyorum. Benim kızım çölyak hastası olduğu için yıllardır etiket okuma ve diyet düzenleme konusunda epey deneyim edindim. Ama yakın çevremde 4 yaşında bir oğlan çocuğu var, reflü tanısı konmuş, yani GERD. Annesi ne yedirip ne yedirmeyeceğini gerçekten bilemiyor ve bana sordu. Ben çölyak konusunda bir şeyler söyleyebiliyorum ama GERD beslenme düzeni biraz farklı bir alan. Elimden geldiğince araştırdım. Öğrendiklerim şunlar oldu: büyük porsiyonlar yerine küçük ve sık öğünler çok daha iyi sonuç veriyor genellikle. Yemekten hemen sonra uzanmamak önemli. Yağlı ve kızartmalı yiyecekler, çok asitli meyveler ve domates sosları gibi şeyler tetikleyici olabiliyormuş, ama her çocuk farklı tabii. Benim kendi deneyimimden de şunu ekleyeyim: çölyakta da GERD'de de tetikleyicileri bulmak zaman alıyor. Bir gıda günlüğü tutmak gerçekten işe yarıyor, haftalar içinde bağlantıları görüyorsunuz. Kızım için bunu yaptığımızda çok aydınlatıcı oldu. Sizin çocuklarınızda GERD var mı ya da reflü ile uğraştınız mı? Neler işe yaradı, neler yaramadı? Paylaşırsanız çok sevinirim, bu anneye aktarmak istiyorum.
Yanıtlar · 7
Vay be, hem çölyak hem GERD araştırıyorsun, sen gerçekten süper insansın. Ben ikiz annesi olarak zaten bir çocuğun diyetini takip etmekten çıldırıyorum, iki çocuk olunca... neyse, konuya geleyim. Benim bir ikizimde hafif reflü belirtileri vardı küçükken, doktorumuz o zamanlar yemek sonrası en az 20-30 dakika dik tutmamızı söylemişti. Yemekleri de daha küçük porsiyonlar halinde verdik. Gerçekten fark yarattı. Siz de yukarıda yazmışsınız zaten, porsiyon meselesi çok önemli. Ayrıca bizde gece geç yemek yedirmemeyi de denedik, yatmadan en az 2 saat önce son öğün gibi bir şey. O da yardımcı oldu gibi geldi bana.
Güzel bir konu açmışsınız. Hem hemşire hem anne olarak şunu söyleyeyim: GERD'de beslenme düzenlemelerinin genel mantığı tam olarak burada anlatıldığı gibi. Küçük ve sık öğünler mideyi daha az zorluyor, yatmadan önce yemek vermemek gece reflüsünü azaltabiliyor. Bunların hepsi genel olarak konuşulan yaklaşımlar. Ama şunu da eklemem lazım: her çocuğun tetikleyicileri farklı. Bir çocukta domates sosu çok sorun yaratırken öbüründe hiç etkisi olmayabiliyor. Bu yüzden o gıda günlüğü fikri gerçekten çok değerli. Bağlantıları görmek için en az 2-3 hafta tutmak iyi oluyor. Ve tabii ki, 4 yaşında GERD tanısı almış bir çocuk için beslenme değişikliklerini mutlaka o çocuğu takip eden pediatrist ya da gastroenterolog ile konuşmak gerekiyor. Burada paylaşılanlar destek amaçlı, her aile kendi doktoruyla birlikte karar vermeli.
Çok teşekkürler, bunu özellikle vurgulamanız çok önemli. O aileye de bunu söyleyeceğim zaten, doktorlarıyla konuşun diye. Buradaki paylaşımları daha çok ne sormalıyız, ne deneyebiliriz gibi bir hazırlık olarak götürmek istiyorum onlara. Gıda günlüğü için de bir şablon var mıdır ya da siz ne kullandınız, sadece bir defter mi yoksa uygulama mı?
Biz sadece sıradan bir defter kullandık, çok gösterişli bir şeye gerek yok bence. Tarih, ne yedi, ne zaman yedi, yemekten kaç saat sonra şikayet oldu ve nasıl bir şikayetti. Bunları yazmak yeterli. Bazı aileler telefona not alıyor, o da işe yarıyor. Ama defterin her yerde açık durması hatırlatıcı oluyor daha çok.
Biz Crohn'lu bir çocuğun babası olarak bu gıda günlüğü meselesini çok iyi biliriz. İlk yıl ne yediğini, ne zaman yediğini, nasıl hissettirdiğini yazmak gerçekten hayat kurtarıcı oldu bizim için. Doktora gittiğimizde elimizde somut bilgi oluyordu, sezgiden değil kayıttan konuşabiliyorduk. Bu çok büyük fark yaratıyor randevularda. GERD için de aynı şeyi söyleyebilirim. Özellikle 4 yaşında bir çocuk kendi nasıl hissettiğini tam anlatamıyor, o yüzden ebeveynin gözlemi çok değerli. Huzursuzluk, yemek sonrası ağlama, sırt yaslamak istememe gibi işaretleri de yazmak iyi olur bence. O anneye moral vermenizi dilerim. Bu süreçler yorucu ama ilerliyor, düzeliyor.
"Sezgiden değil kayıttan konuşabiliyorduk" cümlesini kopyalayıp yazdırmak istiyorum duvara. Gerçekten çok doğru. Ben de doktora gidince kafam karışıyor, her şeyi hatırlamaya çalışıyorum, elimde hiçbir şey yok. Bu seferinde deneyeceğim deftere yazmayı, ikisi için birden.
Herkese gerçekten çok teşekkür ediyorum. Hem o anneye aktaracağım pratik bilgiler toplandı hem de kendim çok şey öğrendim. Şunu da ekleyeyim: biz çölyakta tetikleyici aramak için uzun zaman harcadık, o süreçte en çok bizi tutan şey bu tür topluluklar oldu. Yalnız olmadığını bilmek bile çok şey değiştiriyor. Umarım o anne de böyle bir yere ulaşır yakında.